Şantiye konteyner modeli seçerken bakılması gereken 5 temel konu şudur: Kullanım amacı, ölçü ve plan, yalıtım seviyesi, zemin ve altyapı hazırlığı, taşınabilirlik ile toplam maliyet. Kullanıcının aradığı net cevap tam olarak budur. Şantiyede kurulacak yapının yalnız hızlı gelmesi yetmez. İçeride kaç kişi çalışacağı, hangi ekipmanın kullanılacağı, bulunduğu bölgenin iklimi ve yapının daha sonra başka sahaya taşınıp taşınmayacağı da seçim kararını doğrudan etkiler. Modüler şantiye yapılarının ofis, yemekhane, soyunma odası, depo ve dinlenme alanı gibi farklı ihtiyaçlara göre planlanabildiği, hızlı montaj ve taşınabilirlik sunduğu açık biçimde anlatılıyor.
Konteynerin ne için kullanılacağını netleştirmektir. Aynı sahada kurulacak bir yaşam alanı ile idari çalışma alanı aynı planı istemez. Ofis düzeni düşünülüyorsa masa yerleşimi, görüşme alanı, evrak dolabı ve priz planı öne çıkar. Barınma ya da yemekhane amaçlı kullanımda ise sirkülasyon ve iç bölümleme daha önemli hale gelir. Şantiye yapılarının ofis, yemekhane, soyunma odası, depo ve dinlenme alanı gibi farklı ihtiyaçlara göre üretilebildiği bilgisi de seçimde ilk sorunun kullanım amacı olması gerektiğini gösterir. Bir modelin iyi görünmesi tek başına yeterli değildir. Günlük iş akışına uyup uymadığı daha önemlidir. Kullanım amacı netleştiğinde model türü de daha doğru seçilir. Ofis konteyneri düşünülen bir yapıda iç aydınlatma, priz, sigorta kutusu ve çalışma düzeni öne çıkar. Standart ofis konteynerlerinde anahtar, topraklı priz, 16 amper sigorta, sigorta kutusu ve tavan aydınlatmasının hazır gelebildiği görülüyor. Prefabrik ofis ihtiyacı olan sahalarda bu küçük gibi görünen teknik detaylar günlük konforu ciddi biçimde etkiler. Çalışma alanı kurulacaksa iç donanımın hazır gelmesi, sonradan yapılacak müdahaleyi azaltır ve teslimden sonra işin daha hızlı başlamasını sağlar.
Şantiye alanında yanlış ölçüde alınan bir konteyner iki ayrı sorun çıkarır. Çok küçük model ekip çalışmasını zorlaştırır. Gereğinden büyük model ise alan kullanımını bozar ve taşıma maliyetini artırır. Standart modüller için 240x600 santimetre, 300x700 santimetre ve 2.70 metre yükseklik gibi ölçülerin yaygın olduğu, 2.4 x 6 metre, 3 x 7 metre ve 3 x 9 metre gibi boyutların sık kullanıldığı görülüyor. Bu bilgiler, şantiye konteynerlerinde standartlaşmış ölçü mantığının bulunduğunu ve seçim yaparken kişi sayısı ile iç yerleşimin birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterir. Bazı projelerde tek modül yeterli olur. Daha uzun soluklu ve kalabalık sahalarda ise yan yana, L tip, U tip ya da üst üste çözümler gerekebilir. Modüllerin farklı ölçülerde birleştirilebildiği, bazı sistemlerde yan yana veya üst üste uygulama yapılabildiği açık biçimde anlatılıyor. İlk gün küçük görünen ihtiyaç birkaç ay sonra büyüyebilir. Baştan genişlemeye uygun model düşünmek, ikinci kez tüm sistemi değiştirme zorunluluğunu azaltır.
Şantiye konteyneri yazın çok ısınan, kışın çok soğuyan bir kutu olmamalıdır. 4 santimetre sandviç panel içinde EPS köpük kullanımının ısı ve ses yalıtımında verimli olduğu, daha yüksek beklentide taş yünü panelli seçeneklerin de tercih edilebildiği belirtiliyor. Taş yünü veya poliüretan dolgulu 80 mm panel örnekleri ve çatı altında ilave köpük yalıtımı görülebiliyor. Özellikle uzun süreli projelerde iç ortam sıcaklığını dengede tutan yapı, çalışan konforunu doğrudan etkiler. Kullanıcıların çoğu, konteyner geldiğinde doğrudan bırakılabileceğini düşünür. Zeminin teraziye alınmış, düz ve sıkı olması gerektiği açık biçimde vurgulanıyor. Beton zemin en sağlıklı çözüm olarak öne çıkarken, toprak zeminin neme bağlı olarak yapı ömrünü düşürebileceği de belirtiliyor. Kapıların düzgün çalışması ve drenajın doğru ilerlemesi için düz, sıkı ve seviyeli bir yüzey gerektiği anlatılıyor. Ayrıntı gözden kaçtığında kapı ayarından tesisat akışına kadar birçok küçük sorun birikmeye başlar. Şantiye konteyner modeli seçmek kadar, o modelin nereye ve nasıl yerleşeceğini planlamak da önemlidir.
Şantiye sahaları kalıcı değildir. Bir proje bittiğinde yapı başka alana gidebilir. Konteyner şantiye binalarının kolay taşınabilir olduğu, vinç, kamyon ya da tır ile sevk edilebildiği ve bazı demonte modellerin aynı anda daha fazla sayıda taşınabildiği bilgisi veriliyor. Bu özellik ilk yatırımın sonraki projelerde de kullanılabilmesini sağlar. Taşınabilirliği güçlü bir model seçmek, bugünkü ihtiyaç kadar gelecek proje planını da rahatlatır. Fiyatı belirleyen şey tek başına metrekare değildir. Ölçü, yalıtım türü, iç donanım, elektrik ve su tesisatı, WC ya da mutfak gibi ek bölümler, taşıma ve montaj kalemleri toplam bedeli değiştirir. Fiyatı etkileyen unsurlar arasında model boyutu, izolasyon türü, iç donanım, taşıma ve montajın açıkça sıralandığı görülüyor. Sahaya uygun, yalıtımı yeterli, taşınabilir ve iç donanımı iş akışına uygun olan model uzun vadede daha doğru karar haline gelir. Şantiye konteynerlerinde asıl iyi seçim, ilk gün ucuz görünen değil, sahada sorun çıkarmayan modeldir.
Şantiye konteyneri alırken önce kullanım amacı, sonra ölçü ve birleşim planı, ardından yalıtım, zemin hazırlığı ve toplam maliyet birlikte düşünülmelidir. Doğru planlanmış bir konteyner düzeni, sahada çalışan ekibin gününü daha verimli geçirmesine katkı verir. İçerideki sıcaklık dengesi, priz yerleşimi, masa düzeni ve kapı açıklıkları gibi ayrıntılar küçük görünse de kullanım rahatlığını belirgin biçimde etkiler. Karar verirken bugünü değil, proje süresince oluşacak ihtiyaçları da düşünmek daha sağlam bir sonuç verir.
Şantiye konteyneri seçerken iç donanım çoğu zaman dış görünümden daha belirleyici olur. Masa yerleşimi, priz sayısı, aydınlatma dengesi, pencere konumu ve kapı açılış yönü günlük çalışma akışını doğrudan etkiler. Dar ve düşünülmeden planlanmış bir iç hacim, zamanla personeli yoran bir alana dönüşebilir. Daha rahat kullanılan bir modelde evrak düzeni, bilgisayar kullanımı, kısa toplantılar ve dinlenme araları daha sorunsuz ilerler.